Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, yaz aylarında çocuklarda görülen alerjik reaksiyonların soğuk algınlığı ile karıştırılabileceği uyarısında bulundu. Özellikle ateşin eşlik etmediği, ancak haftalarca süren burun akıntısı, göz kaşıntısı ve hapşırma gibi belirtilerin alerji ihtimalini güçlendirdiğini belirtti.
Yaz mevsiminde polenler, çimenler, yabani otlar, küf mantarları ve böcekler alerjik reaksiyonları tetikleyebiliyor. Alerjik bünyeye sahip çocuklarda burun akıntısı, sık hapşırma, gözlerde sulanma, kaşıntı, burun tıkanıklığı ve öksürük gibi belirtiler yaygın olarak görülüyor. Bazı vakalarda bu şikayetlere nefes darlığı ve hırıltı da eşlik edebiliyor. Medline Adana Hastanesi'nden Uzman Dr. Çiğdem Şenol, bu durumun çocukların yaşam kalitesini olumsuz etkileyebileceğini vurgulayarak önemli önerilerde bulundu.
Dr. Şenol, yaz alerjilerinin soğuk algınlığı ile karıştırılmasının yaygın bir durum olduğunu ifade etti. Ateşsiz ve uzun süren belirtilerde alerjinin daha olası olduğunu dile getiren Dr. Şenol, soğuk algınlığının genellikle kısa sürede iyileşirken, alerjik belirtilerin alerjenle temas devam ettiği sürece sürebildiğini açıkladı. Açık alanlarda geçirilen sürenin artmasıyla polen ve çimen temasına bağlı şikayetlerin arttığını belirten Dr. Şenol, özellikle sabah erken saatlerde ve rüzgarlı havalarda polen yoğunluğunun arttığını, bu nedenle hassas çocukların bu zaman dilimlerinde dışarıda uzun süre kalmaması gerektiğini söyledi. Park gibi alanlarda oyun oynandıktan sonra el, yüz ve kıyafet temizliğine dikkat edilmesinin alerjen yükünü azaltmaya yardımcı olacağını ekledi.
Yaz aylarında böcek ve arı sokmalarının da alerjik reaksiyonlara yol açabildiğini belirten Dr. Şenol, hafif kızarıklık ve şişliğin yanı sıra bazı çocuklarda daha ciddi reaksiyonlar gelişebileceğini kaydetti. Nefes almada güçlük, yaygın döküntü, dudak veya dilde şişme gibi belirtilerde acil tıbbi yardım alınması gerektiğini vurguladı. Evlere açık pencerelerden giren polenlerin de şikayetleri artırabildiğini belirten Dr. Şenol, polen yoğunluğunun yüksek olduğu dönemlerde evin düzenli temizlenmesi, yatak çarşaflarının sık değiştirilmesi ve çocukların dışarıdan geldikten sonra duş almasının faydalı olacağını ifade etti.
Çocuklarda alerji belirtilerinin uzun sürmesi veya günlük yaşamı etkilemesi durumunda mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini kaydeden Dr. Şenol, basit önlemlerle alerjiye bağlı şikayetlerin önemli ölçüde azaltılabileceğini belirtti. Alerjik bünyeye sahip çocuklarda koruyucu yaklaşımların, yaşam kalitesini koruduğu gibi ileride ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarının önlenmesine de katkı sağladığını sözlerine ekledi.
Dr. Çiğdem Şenol, çocukları yaz alerjilerinden korumak için şu 10 altın öneriyi sıraladı: Polen yoğunluğunun arttığı sabah erken saatlerde dışarıda geçirilen süreyi sınırlamak; park ve bahçe aktiviteleri sonrası el, yüz ve mümkünse duş temizliğini ihmal etmemek; dışarıda giyilen kıyafetleri eve gelince değiştirmek; evin düzenli temizliğini yaparak toz ve polen birikimini azaltmak; çocuk odalarını polen yoğunluğunun düşük olduğu saatlerde havalandırmak; bol sıvı tüketimini teşvik etmek ve dengeli beslenmeye özen göstermek; böcek ve arıların yoğun olduğu alanlarda açık renkli ve koruyucu kıyafetler tercih etmek; gözlerde kaşıntı olduğunda ovuşturmak yerine temiz suyla yıkamayı tercih etmek; uzun süren burun akıntısı, öksürük, göz kaşıntısı veya nefes alma güçlüğü gibi belirtilerde bir uzmana başvurmak; hekim önerisi olmadan alerji ilaçları kullanmamak.