Ukrayna ordusu, 2014'ten bu yana Rusya kontrolündeki Kırım Yarımadası'nı geri alma hedefiyle Rus askeri unsurlarına ve stratejik ikmal hatlarına yönelik operasyonlarını sürdürüyor. Bu çatışmalar, Karadeniz'deki bölgesel dengeleri ve güvenliği doğrudan etkilemektedir. Ukrayna'nın ana stratejisi, Kırım'ı Rusya ana karasına bağlayan kara koridorunu işlevsiz hale getirmek üzerine kuruludur.
Son iki haftalık süreçte iyice yoğunlaşan operasyonlarda, gelişmiş füzeler ve insansız hava araçları (İHA) aktif olarak kullanılmaktadır. Yarımadadaki kritik noktalara yönelik koordineli taarruzlar, mayıs ayının son haftasında en üst seviyeye ulaşmıştır. 24 Mayıs'ta Canköy demir yolu istasyonu, uzun menzilli kamikaze dronlarla vurulmuştur. 27 Mayıs gecesinde ise Sivastopol'daki Karadeniz Filosu Karargâh binası, Saki Havaalanı ve Akmescit'teki lojistik merkezler, Storm Shadow seyir füzeleri ve İHA sürüleriyle hedef alınmıştır.
Saldırıların boyutu 28 Mayıs'ta daha da genişleyerek Perevalne'deki askeri üsse ve Sivastopol Limanı'na yönelmiştir. 2 adet seyir füzesi ve 2 adet taarruz İHA'sıyla gerçekleştirilen bu operasyonda 15 Rus askerinin hayatını kaybettiği, 26 askerin ise yaralandığı bildirilmiştir. Haziran ayının ilk günlerinde de hız kesmeyen askeri hareketlilikte, Ukrayna ordusunun nokta atışı operasyonel kabiliyeti öne çıkmıştır. 4 Haziran'da Rusya'ya ait "Svetlyak" sınıfı bir devriye gemisi, düzenlenen operasyonla vurularak etkisiz hale getirilmiştir.
Ukrayna güçlerinin hem denizdeki hem de karadaki kritik askeri hedeflere karşı gerçekleştirdiği bu son dönem taarruzlarında, tahrip gücü yüksek olan geliştirilmiş harp başlıklı FPV dronları tercih ettiği gözlemlenmektedir. Doğrudan askeri üslerin yanı sıra, Rusya'nın cephe arkasındaki ikmal ve lojistik gücünü kırmak amacıyla akaryakıt taşıyan tankerler, yolcu trenleri ve otobüsler de hedef alınan unsurlar arasında yer almaktadır. Ukrayna'nın ulaştırma hatlarına yönelik bu baskısı, Kırım genelindeki akaryakıt istasyonlarının üçte birinin kapanmasına neden olmuştur. Yarımadada baş gösteren ciddi enerji ve tedarik sorunları sebebiyle sivil hayat da etkilenmiş, araç başına 20 litrelik yakıt kotası uygulaması başlatılmıştır.