Araştırmacılar, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Mount Rainier (Rainier Dağı) için yeni bir tehdit uyarısında bulundu. Bilim insanlarına göre, dağda meydana gelebilecek ani ve güçlü bir çamur akıntısı (lahar), toplam nüfusu 60.000'i aşan 3 şehri dakikalar içinde yok edebilir.
Patlama olmasa bile tehlikenin büyük olduğu belirtiliyor. Laharların, volkanik patlama yaşanmasa dahi yerleşim yerlerini yok edebilecek güçte, son derece hızlı hareket eden volkanik çamur akıntıları olduğu açıklandı. Bu akıntılar, suyun volkan yamaçlarındaki gevşek kaya, kül ve molozlarla karışmasıyla oluşuyor. Cascade Yanardağ Gözlemevi'nden yapılan açıklamalara göre, heyelanlar, şiddetli yağmurlar, eriyen buzullar ve küçük depremler bile yanardağın bir bölümünü istikrarsızlaştırabilir.
Orting, Puyallup ve Sumner şehirlerinin, potansiyel bir felaketin doğrudan rotası üzerinde yer aldığı konusunda uyarılar yapıldı. Washington eyaletinin Pierce County bölgesinde yaklaşık 15.000 kişi, öngörülen çamur akıntısı risk bölgesinde yaşıyor. Rainier Dağı'nın devasa buzul örtüsü ve dengesiz volkanik kaya yapısı, felaket boyutunda çamur akıntıları için risk oluşturuyor.
Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi'nden volkanolog Lizeth Caballer García, lahar akıntılarının hareket halindeyken yapı değiştiren karmaşık doğasına dikkat çekti. Tarihsel veriler de bu endişeyi destekliyor. Binlerce yıl önce Rainier Dağı'nın bir bölümünün çökmesiyle oluşan bir laharın, büyük miktarda moloz taşıdığı tahmin ediliyor. ABD tarihindeki en ölümcül çamur akıntısı ise 1980'de St. Helens Dağı patlamasında yaşanmış, 200'den fazla ev, 27 köprü ve yüzlerce kilometrelik yol yıkılmıştı.
Washington eyaletindeki acil durum yetkilileri, bölge sakinlerini hazırlamak amacıyla tahliye tatbikatları düzenliyor. Bilim insanları, Pasifik Kuzeybatı bölgesinde yeni bir felaketin yakın olduğunu belirtiyor. Araştırmacılar, laboratuvar ortamında çamur akıntılarını canlandırarak bu akıntıların nasıl yayıldığını ve yoğunlaştığını bilgisayar modelleriyle tahmin etmeye çalışıyor. En büyük endişe, bu akıntıların sismik veya volkanik uyarı vermeden aniden tetiklenebilme ihtimali. İklim değişikliğinin de buzulları istikrarsızlaştırarak ve şiddetli fırtınaları artırarak bu tehlikeyi körüklediği vurgulanıyor.