Petrol fiyatları, İsrail'in pazar günü Lübnan'a yönelik yeni saldırılar düzenlemesiyle birlikte Pazartesi günü varil başına 2 doların üzerinde bir artış gösterdi. Bu saldırılar, iki ülke arasındaki ateşkes anlaşmasına rağmen gerçekleşti. Saldırılar, daha geniş çaplı bir savaşın sona ereceği ve Hürmüz Boğazı üzerinden ham petrol akışının yeniden başlayacağı yönündeki umutları zayıflattı.
ABD ham petrol vadeli işlemleri yüzde 2,32 oranında artışla varil başına 92,64 dolara yükselirken, Brent petrolünün varil fiyatı da yüzde 2,5 artışla 95,42 dolara çıktı. Bu artışlar, ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan tansiyonun düşebileceği beklentisiyle Cuma günü yaşanan kayıpların büyük bir kısmının telafi edildiğini gösteriyor.
Analistler, son saldırıların ABD ile İran arasında olası bir barış anlaşmasının önünde yeni bir engel teşkil ettiğini ve küresel petrol ile doğalgaz taşımacılığında kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılma ihtimalini daha da zorlaştırdığını belirtiyor. İran, Washington ile yapılacak herhangi bir anlaşma için Lübnan'da kalıcı ateşkesi şart koşuyor.
İran, müttefiki Hizbullah'a yönelik Beyrut saldırılarına karşılık olarak İsrail'e füze saldırıları düzenledi. ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya İran'a karşı misillemede bulunmaması yönünde telkinde bulunacağını açıkladı. Ancak İsrail ordusu, İran'ın çeşitli bölgelerine saldırılar düzenlediğini duyurdu.
İsrail, İran destekli Hizbullah'ın sınır ötesine roket ve insansız hava aracı saldırıları düzenlemesinin ardından Mart ayında Lübnan'a kara harekatı başlatmıştı. Lübnan ve İsrail, 3 Haziran'da Washington'da yürütülen görüşmeler sonucunda ateşkes konusunda anlaşmaya vardıklarını duyurmuştu.
Ortaya çıkan arz krizi gölgesinde, OPEC+ ülkeleri Pazar günü son dört ay içindeki dördüncü petrol üretim artışı kararını aldı. Ancak analistler, Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması ve Rusya'nın enerji altyapısına yönelik saldırılar nedeniyle üretim kapasitesinin zarar görmesi sebebiyle birçok OPEC+ üyesinin hedeflenen üretim seviyelerine ulaşamadığını, bu nedenle kararın piyasaya etkisinin sınırlı kalacağını ifade etti.