Tarih 25 Nisan 1915 gecesiydi. 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal, Arıburnu'na çıkan düşmanı denize dökme taarruzunu sürdürüyordu. Gündüz koşullarında başarılı ilerleme kaydedilmişti. Ancak gece ilerleyen saatlerde, 77. Alay'ın disiplinsizliği ve dağılması, birliklerin ilerlemesini engelledi.
19. Tümen'e bağlı 57., 72. ve 77. alaylar bulunuyordu. Arıburnu muharebelerinde 72. ve 77. alayların durumu, komuta heyetini oldukça yordu. Özellikle 77. Alay'ın erlerinin firar etmesi ve dağılması, muharebeleri olumsuz etkiledi. Kolordu Kurmay Başkanı Yarbay Fahrettin Altay, anılarında Yarbay Mustafa Kemal'in Eceabat'tan kendisini telefonla arayarak, Arap askerlerden oluşan 72. ve 77. alayların geri alınmasını ve yerine eğitimli askerlerin gönderilmesini talep ettiğini aktarıyor. Başkomutan Vekili Enver Paşa'dan gelen cevap ise değiştirilemeyecekleri ve eksikliklerini tamamlamaları yönündeydi.
Fahrettin Altay, "10 Yıl Savaş ve Sonrası" adlı eserinde, cepheden gelen yaralılarla dolan vadide, 77. Alay'ın ordugâhındaki Arap erlerinin çadırlarda saklanıp nargile içtiğini gördüğünü ve bu askerleri toplayıp cepheye gönderdiğini belirtiyor. 27. Alay Komutanı Yarbay Şefik Aker de günlüğüne, 77. Alay'ın güney kanadında kazanılan yerlerin terk edildiğini ve Arap erlerinin kaçak sayısının arttığını kaydederek, harekatın durdurulduğunu yazıyor. Aker, bu askerler yerine Türk erlerinin olsaydı, düşmanın o gece geri çekilmek zorunda kalacağını ifade ediyor.
Yarbay Mustafa Kemal, bu durumu, "Diyebilirim ki, benim için en kritik durum 26 Nisan günüdür" sözleriyle özetliyor. Yarbay Şefik Aker ise 77. Alay'ın Arap askerlerinden oluşmasının, Arıburnu bölgesinde uzun süren kan dökülmesinin tek sebebi olabileceğini belirtiyor. 19. Tümen Kurmay Başkanı Binbaşı İzzettin'in günlüğünde ise 26 Nisan 1915'te perişan olan 77. Alay'ı toplamakla meşgul oldukları ve 28 Nisan 1915'te üç firari erin kurşuna dizildiği bilgisi yer alıyor.
27 Nisan 1915 sabahı, Yarbay Mustafa Kemal, yoğun muharebeden yorgun düşmüşken ve kolordudan takviye isterken, 77. Alay'ın 1. Tabur Komutanı Binbaşı Mehmet Emin alayın dağıldığını bildiriyor. Balkan Savaşı'nın utancını yaşamak istemeyen Mustafa Kemal, kaçan tüm subaylara aynı yetkiyi vererek, kaçanları vurma emrini veriyor. Şubat 1915'te, muharebe başlamadan önce alayların değiştirilmesi teklif edilmiş, ancak Enver Paşa tarafından kabul edilmemişti. Bu kararın sonuçları ağır oldu.
Yarbay Mustafa Kemal, disiplinsizlikle mücadele kapsamında sert bir yazılı emir yayınlıyor: "20 Nisan 1331 (3 Mayıs 1915), saat 10.50... Disiplinin kurulmasına engel olan ve karşı çıkan personeli her kıta komutanı ve her subay vurmaya yetkilidir." Bu sert tedbirlerin, vatan toprağını düşmana çiğnetmemek için gerekli olduğu vurgulanıyor.
26 Nisan 1915 sabahı, Yarbay Fahrettin Altay, 19. Tümen Karargâhı'na hareket ediyor. Karargâh, Arıburnu'nu kolayca gözetleyebilecek yüksek bir yere kurulmuştu. Yarbay Mustafa Kemal ve Kurmay Başkanı Binbaşı İzzettin, ayaklı dürbünle düşman hatlarını izliyordu. Fahrettin Altay'ın gelişi üzerine sevinç yaşayan komutanlar, muharebenin gidişatı hakkında bilgi veriyor. Karargâhın kalacağı yerin adını soran Altay'a Mustafa Kemal, gülümseyerek, "Sel yarıntılarının ismimi olur" diyor. Fahrettin Altay, buranın "Kemalyeri" olacağını öneriyor ve bu isim Kolordu Komutanı'nın onayıyla resmiyet kazanıyor.