Mali, 25 Nisan 2026'da daha önce görülmemiş ölçekte ve koordinasyonda cihatçı saldırılara maruz kaldı. Saldırılar, El Kaide bağlantılı GSIM (JNIM olarak da bilinir) ve kuzeyli ayrılıkçıların oluşturduğu FLA tarafından gerçekleştirildi. Le Monde Afrique'ten Batı Afrika uzmanı gazeteci Benjamin Roger, sosyal medya üzerinden gelen soruları yanıtlayarak gelişmeleri değerlendirdi.
Gazeteci Roger, saldırılara ilişkin olarak Nijer ve Burkina Faso'nun tepkilerini inceledi. Mali, Nijer ve Burkina Faso, Sahel Devletleri İttifakı (AES) bünyesinde yer alan ve cihatçı grupların tehdidi altındaki üç ülke konumunda. Ancak bu ülkeler, 25 Nisan saldırıları sonrasında belirgin bir destek göstermedi.
Avrupa'nın tepkileri de değerlendirildi. GSIM ve FLA'nın düzenlediği saldırıların büyüklüğüne rağmen, Avrupa ve özellikle Fransa'dan gelen tepkiler gecikti. Fransa, Mali'deki askeri varlığına son vererek 2022'de ülkeyi terk etmişti. Bu durum, saldırılar sonrası nasıl bir tavır sergileneceği konusunda bir belirsizlik yarattı.
Rusya'nın desteğinin sınırları da sorgulandı. Mali'deki cunta yönetiminin sadık müttefiki olan Rus Africa Corps paralı askerleri, GSIM ve FLA'nın saldırıları sonrası Kidal şehrinin ele geçirilmesi ve Rusya yanlısı savunma bakanı S.C.'nın ölümü gibi kayıplar yaşadı. Buna rağmen, Rus güçlerinin Mali'deki varlığını sürdürme kararlılığı gözlemleniyor.
Haberde ayrıca, Mali'deki cihatçı grupların güçlenmesi ve bölgedeki etkilerini artırma yöntemleri ele alındı. Benjamin Roger, bu grupların eylemlerini ve nüfuzlarını genişletmek için kullandıkları kaynakları detaylandırdı. Mali'deki cihat tehdidi hakkında daha fazla bilgi için, gazeteci Benjamin Roger'ın analizlerini içeren "Le Mali peut-il tomber aux mains des djihadistes ?" başlıklı podcast bölümünün dinlenmesi tavsiye edildi.