Malatya'da meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin ardından jeoloji mühendislerinden önemli uyarılar geldi. Uzmanlar, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın doğu kesiminde yer alan Erzincan (Üzümlü ve çevresi) ile Bingöl'ün (Yedisu ilçesi) bulunduğu Yedisu Fayı'nda olası büyük bir depremin çevre illerde de hissedilebileceğini belirtti.
Jeoloji Mühendisleri Odası'nın 2021 tarihli raporuna göre, Erzincan ve Bingöl'ün yanı sıra Tunceli, Erzurum, Elazığ, Muş ve Diyarbakır gibi çevre illerin de bu büyük depremden etkilenmesi öngörülüyor. Raporda, Erzincan'ın dünyanın en aktif fay hatlarından biri olan Kuzey Anadolu Fayı üzerinde bulunduğu ve zemininin alüvyon yapıda olması nedeniyle deprem dalgalarının büyüyerek binalara iletildiği vurgulanıyor.
Raporda, yaklaşık 160 bin nüfuslu Erzincan merkezinin diri fay hatları üzerinde yer aldığına dikkat çekilerek, geçmişte 8'e yaklaşan büyüklükteki depremlerden etkilenen kentin, gelecekte daha düşük büyüklükte bir depremde dahi ciddi hasar alabileceği ifade ediliyor. Yüzey faylanmasının da önemli bir risk unsuru olduğu belirtiliyor.
Bingöl'ün de alüvyon zemin yapısı nedeniyle Türkiye'nin deprem riski en yüksek illerinden biri olduğu vurgulanıyor. Raporda, kent merkezinin, Karlıova ve Yedisu ilçe merkezlerinin ve 36 köyün doğrudan fay hatları üzerinde bulunduğu, kamu kurumlarının yeni yerleşim alanlarını bu fay zonlarında inşa etmesinin ciddi bir tehlike oluşturduğu belirtiliyor. 1900'den bu yana Bingöl'de çok sayıda can kaybına yol açan depremler yaşandığı hatırlatılıyor.
Jeoloji Mühendisleri Odası, Malatya'daki son depremin ardından yaptığı açıklamada, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kapsamlı çalışmalar yapılması gerektiğini yineledi. Bu kapsamda Malatya, Elazığ, Adıyaman ve Kahramanmaraş başta olmak üzere bölgedeki illerin jeoloji haritalarının güncellenmesi, Türkiye Diri Fay Haritası'nın kamuoyuyla paylaşılması ve güncel fay verileri doğrultusunda Deprem Tehlike Haritası ile Bina Deprem Yönetmeliği'nin yenilenmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca, afet risklerini azaltmaya yönelik politika ve uygulamaların hayata geçirilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bir an önce Afet Risk Azaltma Kanunu'nu çıkarması talep edildi.