Hürmüz Boğazı'ndaki Durum Emtia Piyasalarını Etkiledi
ABD ve İran arasındaki geçici ateşkes anlaşması ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin normale dönüp dönmeyeceğine dair beklentiler, küresel emtia piyasalarında önemli dalgalanmalara neden oldu. Bu durum, özellikle değerli metaller üzerinde belirgin bir etki yarattı.
Değerli Metallerde Yükseliş Gözlemlendi
Ateşkes haberlerinin ardından ons bazında değerli metallerde önemli artışlar kaydedildi. Gümüş fiyatları yüzde 4,1, platin yüzde 2,7, paladyum yüzde 1 ve altın yüzde 1,6 oranında yükseliş gösterdi. Bu artışlar, jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte güvenli liman varlıklarına olan talebin değiştiğini ve doların zayıflamasıyla desteklendiğini gösteriyor.
Piyasalar Temkinli Bir Fiyatlama İzliyor
Beyaz Saray'ın 8 Nisan'daki açıklamasında, İran'ın ateşkesi ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını kabul ettiği ve ABD yönetiminin daha geniş kapsamlı bir barış anlaşması için müzakereleri sürdürdüğü belirtilmişti. Ancak piyasalardaki genel algı, ateşkesin ilk şoku hafiflettiği ancak enerji arz güvenliğine ilişkin riskleri tamamen ortadan kaldırmadığı yönünde. Hürmüz Boğazı'nın küresel petrol, sıvılaştırılmış doğal gaz ve rafine ürün akışı açısından kritik önemi, yatırımcıların süreci temkinli bir şekilde fiyatlamasına yol açtı. Enerji altyapısındaki hasarın boyutu, Boğaz geçişlerinin ne kadar sürede normale döneceği ve üretim kayıplarının telafisi gibi belirsizlikler, emtia piyasalarındaki risk priminin tamamen ortadan kalkmasını engelledi.
Merkez Bankaları ve Makroekonomik Verilerin Etkisi
Büyük merkez bankalarından gelen açıklamalar ve açıklanan makroekonomik veriler de emtia piyasalarındaki fiyatlamalarda rol oynadı. ABD Merkez Bankası (Fed) toplantı tutanakları, enerji kaynaklı fiyat baskılarının enflasyon görünümü için risk oluşturmaya devam ettiğini ortaya koydu. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Çin Merkez Bankası (PBoC) politikalarına ilişkin beklentiler de piyasaları etkiledi. Çin'in altın alımlarını sürdürmesi, değerli metaller için destekleyici bir unsur olarak öne çıktı.
Makroekonomik veri tarafında, ABD'de mart ayı enflasyonunun beklentilerin altında kalması ve Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksinin enerji şokunun etkilerini göstermesi dikkat çekti. New York Fed'in tüketici beklentileri anketinde enflasyon ve benzin fiyatı beklentilerinin artması, enerji kaynaklı baskıların beklentiler kanalıyla da izlendiğini gösterdi. Çin'de Üretici Fiyat Endeksi'nin (ÜFE) uzun süredir devam eden düşüş eğilimini sonlandırması da önemli bir gelişme oldu.
Bu gelişmelerin ardından ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,34 seviyesine gerilerken, dolar endeksi haftalık bazda yüzde 1,4 azalarak 98,6 seviyesine indi.
Değerli Metallerde Pozitif Görünüm
Değerli metallerdeki fiyatlamalar, ABD-İran arasındaki ateşkes süreci, dolar endeksindeki gerileme ve ABD'deki enflasyon beklentileri gibi faktörlerden olumlu etkilendi. Jeopolitik tansiyondaki göreceli düşüş, güvenli liman talebini zayıflatırken, doların değer kaybetmesi ve faiz indirimi beklentilerinin güçlenmesi, değerli metallerdeki yükselişi destekledi.