Türkiye'nin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan verilere göre, 2026 yılının Ocak-Mayıs döneminde faiz ödemeleri 1 trilyon 239 milyar 614 milyon liraya ulaştı. Bu rakam, yılın ilk beş ayında Hazine'nin faiz yükünün önemli ölçüde arttığını göstermektedir.
Sadece Mayıs ayında yapılan faiz ödemesi 123 milyar 928 milyon lira olarak kaydedildi. Aynı dönemde Hazine'nin nakit dengesi 252 milyar 278 milyon lira açık verdi. Bu durum, Hazine'nin gelir ve giderleri arasındaki farkın açıldığını ortaya koymaktadır.
Ocak-Mayıs 2026 döneminde Hazine gelirleri 6 trilyon 426 milyar lira iken, giderler 7 trilyon 537 milyar liraya yükseldi. Toplam nakit açığı ise 1 trilyon 108 milyar lirayı aştı. Bu verilere göre, bütçeden faize giden günlük ortalama kaynak miktarı 8 milyar liranın üzerine çıktı.
Geçmiş yıllarla karşılaştırıldığında, 2023 yılında 564 milyar lira olan faiz ödemeleri, 2024 yılında 1 trilyon 175 milyar liraya yükselmişti. 2025 yılında ise bu rakam 1 trilyon 956 milyar liraya çıkarak zirveye ulaşmıştı. 2026 yılının ilk beş ayında yapılan faiz ödemesinin 1 trilyon 239 milyar liraya ulaşması, yılın yarısı tamamlanmadan 2024 yılının toplam seviyesinin yakalandığına işaret etmektedir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce yaptığı bir açıklamada faizin olduğu yerde bereket olmayacağını belirtmişti. Bu açıklamalar, artan faiz ödemeleri bağlamında kamuoyunda tartışılmaya devam etmektedir.
Uluslararası alanda bakıldığında, Türkiye yüzde 37'lik politika faiziyle dünyada en yüksek faiz oranlarına sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Venezuela yüzde 58.91 ile ilk sırada bulunurken, Türkiye'yi yüzde 35 ile Zimbabve, yüzde 29 ile Arjantin ve yüzde 26.50 ile Nijerya takip etmektedir. Bu durum, Türkiye'nin hem yüksek enflasyon hem de yüksek faiz sarmalından çıkma mücadelesini gözler önüne sermektedir.