İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney, Hac dönemi dolayısıyla yayımladığı yazılı mesajda, Ortadoğu ve Körfez bölgesindeki güç dengelerinin değiştiğini belirterek radikal açıklamalarda bulundu. Yaklaşık 10 haftadır kamuoyunun önüne çıkmayan Hamaney, yayımladığı bildiride hem ABD'yi hem de ABD'nin bölgedeki askeri varlığına ev sahipliği yapan komşu ülkeleri hedef gösterdi.
Mücteba Hamaney, mesajında küresel ve bölgesel ölçekte yeni bir düzenin başlangıcında olunduğunu iddia etti. Amerika Birleşik Devletleri'nin bölgedeki nüfuzunu her geçen gün kaybettiğini savunan Hamaney, Körfez ülkelerine de açık bir çağrıda bulundu. İran Lideri, Ortadoğu uluslarının artık ABD askeri üsleri için birer kalkan vazifesi görmeyeceğini ilan etti. ABD'nin bölgedeki askeri hamlelerinin karşılıksız kalmayacağı sinyalini veren Hamaney, 'Amerika Birleşik Devletleri, bölgedeki yıkıcı faaliyetleri ve kurduğu askeri üsler için artık güvenli bir sığınak bulamayacak. Günden güne geçmişteki güç ve statüsünden daha da uzaklaşmaktadır.' ifadelerini kullandı.
Yazılı mesajında Tel Aviv yönetimine de sert eleştiriler yönelten Hamaney, İsrail ve mevcut liderliğinin askeri ve siyasi olarak çıkmaza girdiğini savundu. Hamaney, İsrail yönetiminin varlığının nihai aşamalara yaklaştığını öne sürerek gerilimi tırmandıracak söylemlerini sürdürdü.
Mart ayında ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in, hayatta olduğunu ancak yaralı ve uzuv kaybı yaşadığını iddia ettiği Hamaney'in sağlık durumuna ilişkin İran tarafından ilk kez bir açıklama yapıldı. İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hossein Kermanpour, Mücteba Hamaney’in, şubat ayının sonlarındaki İran-ABD saldırısında yaralandığını doğruladı. Hamaney'in aldığı yaraların yalnızca yüzeysel olduğunu belirten Kermanpour, yaralandığı güne dair detayları paylaştı. Hamaney’in 28 Şubat'ta yerel saatle 13.00 sıralarında hastaneye getirildiğini kaydeden Kermanpour, hastanenin adını açıklamadı. Mücteba Hamaney’in yaralı bazı kişilerle ameliyathaneye alındığını aktaran Kermanpour, 'Yüz, kafa ve bacaklarda yüzeysel yaralanmalar dışında ne uzuv kaybına ne de herhangi bir ciddi tıbbi probleme yol açan ciddi bir şey olmadı. Bir hekim olarak bunları ciddi yaralanmalar olarak değerlendirmedim ve bir iki dikiş dışında özel bir işlem gerektirmedi.' açıklamasında bulundu.