Bolivya'da eski Devlet Başkanı Evo Morales'in kaçırılacağına dair çıkan söylentiler ülkede büyük bir karışıklığa neden oldu. Sosyal medyada yayılan ve güvenlik güçlerine ait olduğu iddia edilen sızdırılmış belgelerde, ABD silahlı kuvvetleri ile Bolivya polisinin Morales'e yönelik ortak bir operasyon hazırlığında olduğu öne sürüldü. Bu iddiaların ardından binlerce sendika üyesi ve yerli topluluk mensubu, Morales'in kırsal konutunun çevresinde barikat kurarak nöbet tutmaya başladı.
İddialara göre operasyonda Morales'in gözaltına alınması veya kaçırılması hedeflenirken, çevredeki yerli topluluklara yönelik sert müdahale planlandığı öne sürüldü. Operasyona karşı çıkan bazı polis memurlarının söz konusu belgeleri sızdırdığı iddia edilirken, belgelerde protestocuların 'insan kalkanı' olarak tanımlandığı ve buna rağmen silahlı müdahale seçeneğinin değerlendirildiği ileri sürüldü.
Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, sosyal medyada Bolivya'daki duruma ilişkin bir mesaj yayınlayarak, ülkenin bir halk ayaklanması yaşadığını belirtti. Petro, hükümetinin davet edilmesi halinde Bolivya'daki siyasi krizden barışçıl çıkış formülleri aramaya hazır olduğunu ifade etti. Morales ise Petro'ya teşekkür ederek, Latin Amerika'nın egemenliğini savunduğu ve barışçıl çözümler arama teklifi için minnettarlığını dile getirdi.
Morales destekçileri, eski liderin yaşadığı kırsal bölgenin çevresinde kontrol noktaları oluştururken, bölgede tansiyon yükseldi. Yerel kaynaklara göre binlerce köylü, sendika çalışanı ve yerli topluluk üyesi günlerdir bölgede nöbet tutuyor. Göstericiler, "Eğer şimdi teslim olursak gelecek nesillerimiz nasıl yaşayacak?" sözleriyle direniş çağrısı yaptı. Morales yanlısı grupların, Cochabamba bölgesindeki Chimoré Havalimanı'nı işgal altında tuttuğu ve pistleri taş ve kütüklerle kapattığı öne sürüldü.
Bolivya Ekonomi Bakanı J.G.E., sosyal medyada dolaşan 'çatışmalarda ölümler yaşandığı' yönündeki iddiaları reddederek, güvenlik güçlerinin ölümcül silah kullanmadığını savundu. Ülkenin en büyük işçi örgütü Bolivya İşçi Merkezi'nin (COB) başlattığı eylemler zamanla hükümet karşıtı protestolara dönüştü. Köylü hareketlerinin de Devlet Başkanı P.A.'nın istifasını istemesiyle gösteriler ülke çapında büyüdü.
ABD Dışişleri Bakanlığı Batı Yarımküre İşleri Bürosu'ndan yapılan açıklamada, Bolivya'da isyanlar ve ablukaların insani krize yol açtığı belirtildi. Açıklamada, demokratik olarak seçilmiş hükümeti devirme amacı taşıyan tüm eylemlerin kınandığı ve Bolivya halkının barışı, güvenliği ve istikrarı için düzeni yeniden sağlama çabalarının desteklendiği ifade edildi.