Birleşik Krallık'ı yaşamak için daha iyi bir yer haline getirecek unsurları belirlemeye yönelik yeni bir proje başlatıldı. Ulusal Sohbet adı verilen proje kapsamında, halktan topluma ve ülkenin geleceğine dair vizyonlarını paylaşmaları isteniyor.
Proje, eski futbolcu Gary Lineker, Baş Haham Sir Ephraim Mirvis ve yayıncı Mariella Frostrup gibi tanınmış isimlerin ses kayıtlarıyla duyuruldu. Katılımcılardan, Oxford Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülecek bir anketi doldurmaları ve 60 saniyelik bir sesli not bırakmaları talep ediliyor. Yapay zeka modelleri, binlerce yanıtı analiz ederek toplumsal bağları güçlendirebilecek unsurları haritalandıracak.
Ağustos ayı sonuna kadar sürecek proje kapsamında toplanan yanıtlar, yılın ilerleyen zamanlarında yayımlanacak bir raporda kullanılacak. Bağımsız Toplumsal Uyum Komisyonu tarafından yürütülen proje, sosyal kopukluk ve bölünme gibi sorunlara yanıt vermeyi amaçlıyor.
Komisyonun eş başkanlarından eski Muhafazakar Maliye Bakanı S.S.J., ülkenin ortak birleştirici değerleri yeniden kazanamaması halinde farklılıklar tarafından parçalanma riskiyle karşı karşıya kalacağını belirtti. Javid, bu vizyonun siyasetçilerden değil, halktan gelebileceğini vurguladı.
Komisyonun diğer eş başkanı eski İşçi Partisi Politika Koordinatörü J.C. ise Ulusal Sohbet'in ülkeye dair ortak bir vizyonun yeniden inşasının merkezinde yer aldığını ifade etti. Katılımcılardan sesli notlarında kendilerini birleştiren, bölen ve yakınlaştıran unsurları belirtmeleri isteniyor.
Proje, NHS, TikTok, İngiliz Müslüman Ağı, Church Urban Fund ve English Football League in Community gibi kuruluşlar tarafından destekleniyor.
Nottingham'daki bir spor salonunda gençlerle yapılan röportajlarda, 20 yaşındaki elektrikçi Jack Hudson, herkesin birbiriyle iyi geçindiği bir ülke hayal ettiğini söyledi. 28 yaşındaki IT çalışanı Reece Lees ise fırsat eşitliği ve güvenliğin önemli olduğunu belirterek, insanların ülkelerinde büyüyüp fırsat bulabilmelerini istediğini dile getirdi. 21 yaşındaki mimarlık öğrencisi Dagy ise sosyal medyanın empatiyi azalttığını düşünerek, insanların telefonlarından uzaklaşıp gülümsediği bir ortam arzuladığını ifade etti.