İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin Cumhurbaşkanı kararıyla kapatılmasının ardından protestolar devam ediyor. Santralİstanbul ve Kuştepe kampüslerinde başlayan eylemler gece boyunca sürdü. Öğrenciler kampüste kalırken, akademisyenler, mezunlar ve sivil toplum kuruluşları da destek verdi.
Kampüs girişlerine çok sayıda güvenlik görevlisi ve polis yönlendirildi. Öğrencilerden Z.T., geceyi okullarında geçirdiklerini ve sabah polis uygulamalarına rağmen kampüse girdiklerini belirterek, "Çıkmayı düşünmüyoruz" dedi. Üniversitenin üç ana girişinden yalnızca birinin açık olduğu ve mezunlar ile öğrenci yakınlarının içeri alınmadığı bildirildi. Öğrenciler, geceyi sınırlı imkanlarla geçirdiklerini ifade etti.
Üniversite yönetimi ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yeterli açıklama yapılmadığını vurgulayan öğrenciler, belirsizliğe tepki gösterdi. Bir ay sonra mezun olacak uluslararası ilişkiler bölümü öğrencisi, "Okula gelip haklarımızı savunmaya çalıştık. Belki de ilk kez bu kadar çok öğrenci bir araya gelerek ortak şekilde ses çıkardı. Yanımızda hocalarımız ve velilerimiz de vardı. Şimdi kampüste direnişi sürdürüyoruz. Bu yanlış karardan dönülmesini istiyoruz" diye konuştu.
Kampüste düzenlenen forumlarda öğrenciler ve akademisyenler dayanışma çağrısı yaptı. Başka üniversitelere nakil ihtimalinin çözüm olmadığını belirten gençler, "Eğitim hakkımızı ve yaşam alanımızı savunuyoruz" dedi. Kampüste nöbet tutan akademisyenler, yaklaşık 1400 çalışanın bir gecede işsiz kaldığına dikkat çekti. Bunların 500'den fazlasının akademik personel olduğunu kaydeden bir akademisyen, "Bu insanların aileleriyle birlikte düşünülmesi gerekiyor. Çok büyük bir mağduriyet ortaya çıktı" ifadesini kullandı.
Akademisyenler, çalışanların sosyal haklarının da kaldırıldığını belirtti. Yemek kartlarının iptal edildiğini ve özel sağlık sigortalarının durdurulduğunu öğrendiklerini aktaran akademisyen, "Bize yalnızca YÖK referanslı, aynı içerikte mesajlar gönderiliyor. İnsanlar bir gecede işsiz kaldı ve nasıl geçineceğini bilmiyor" şeklinde konuştu.