Ümraniye'de iki grup arasında çıkan silahlı çatışmada 17 yaşındaki A.B.A. hayatını kaybetti. Olayda yaralanan ikiz kardeşi Y.A. ise tedavi sonrası tutuklandı. İkizlerin annesi T.A. (39), yaşadıkları süreci anlattı.
Olay, 14 Haziran Pazar günü meydana geldi. İki grup arasında çıkan çatışmada A.B.A. yaşamını yitirdi. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli tutuklandı. Çatışma sırasında bacağından dört kurşunla yaralanan A.B.A.'ın ikiz kardeşi Y.A. (17) da tedavi işlemlerinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Y.A., soruşturmada mağdur sıfatıyla da yer alıyor.
Anne T.A., olayın yaşandığı akşam kızının mezuniyetinde olduğunu belirtti. Hastaneden gelen haberle yıkıldığını söyleyen Aktaş, "Hastaneye gittiğimde Arda Berk'in kafasından vurulduğunu duydum; Yasin'in ise bacağından 4 kurşunla vurulduğunu öğrendim. Benim için zaten dünya orada bitmişti. Arda'yı ameliyata aldılar ve Çekmeköy Devlet Hastanesi'ne sevk ettiler. Orada 3 gün boyunca yaşam mücadelesi verdi. Doktorların ve epikriz raporlarının sonucuna göre yakın mesafeden ateş edildiği söyleniyor" dedi.
Yaşananlar karşısında adalet arayışına başladığını ifade eden Aktaş, oğlunun vefat ettiği gün ikiz kardeşinin tutuklandığını ve bunun güvenlik amaçlı olduğu yönünde bilgi verildiğini aktardı. Yasin'in cezaevinde enfeksiyon kaptığını belirten Aktaş, "Ben mezarlıkla cezaevi arasında gidip geliyorum. Arkada 3 çocuğum daha var onlarla ilgili hiçbir şey düşünemiyorum, ben yaşayan bir ölüyüm, bir ruhum. Arda'yı benden aldılar, bunun hiçbir şekilde tarifi yok. 25 gündür yemek yemiyorum, su içmiyorum, uyumuyorum. Adliyeye gidiyorum, savcılara, hakimlere, adliye koridorlarına kimseye sesimi duyuramıyorum. Dışarıda failler var geziyorlar, bunları biliyoruz, duyuyoruz. Onlar gezerken benim çocuğum neden 4 kurşunla cezaevinde. Onlar ikiz, kardeş değil, onlar tek bir bedendi" diye konuştu.
Aktaş, dosya hakkında gizlilik kararı olduğunu ve bu nedenle bilgi alamadığını belirterek, "Ben annesiyim, bana bilgi versinler, 'Bu olay bu, dosyanın içerisinde bu var' desinler. Sonraki süreçler benim için nasıl geçecek, bir düşmanım var mı, bunların hiçbirini bilmiyorum" ifadelerini kullandı. Evlat acısının tarifinin olmadığını vurgulayan Aktaş, "Yasinim 17 yaşında ve ayağında 4 mermi iziyle cezaevinde yaşamaya çalışıyor, psikolojisi iyi değil. Ardam yaralandığı sırada, kurşun sıkıldığı sırada kimse yardım etmemiş, kardeşini sırtında sürükleyerek götürmüş. İnsanlık ölmüş. Gözünü kapatırken kardeşi helallik istemiş ve Yasinim Arda'yı öpmüş. Hani haberlere çıktı ya, 'Alacak verecek davası' diye, alacak verecek davası yok. Çocuklarım sadece oraya sürüklenmiş. Benim bildiğim kadarıyla yurtdışı numaralı birisi arıyor, Arda'yı tehdit ediyor ve onu oraya sürüklüyor. Yasin de tamamen Arda'nın yanında bulunmak için, 'Nereye gidiyor, ne yapıyor, kimin yanına gidiyor' diyerek peşinden gidiyor. Bir tuzağa düşürülüyorlar; ki çocuklar benim yanıma geleceklerdi, buna dair mesajı da var, 'Anne 15-20 dakikaya geliyoruz' yazmışlardı. Biz eğlenmeye, mezuniyet kutlama yemeğine gidecektik, Üsküdar Sahil'e gidip gezecektik, planımız buydu. Ben akşama çocuğumun cenazesini aldım" dedi.
Avukat A.E.A. ise, dosyada gizlilik kararı olduğunu ancak kamera kayıtlarından olayın ön taraftaki şahıslar tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığını belirtti. Altınışık, "Burada müvekkilin ve merhumun hiçbir şekilde olaya müdahili yok. Kamera kayıtlarıyla bu durum bu kad" şeklinde konuştu.