Bölgede günlerdir devam eden göreceli sakinlik, İran'ın gerçekleştirdiği beklenmedik saldırılarla sona erdi. ABD'nin durdurma kararına rağmen İran, füze atışlarını yeniden başlattı. ABD Başkanı Donald Trump, İran Devrim Muhafızları hedeflerine yönelik yoğun bir bombardıman dalgası başlattıklarını duyurdu. Trump, "Geri çekilmeyeceğiz. Onları çok sert vuracağız" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, İran'ın savaşı yeniden başlatmasının ardında üç temel nedenin yattığını belirtiyor. İlk olarak, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Washington ziyareti öne çıkıyor. Tahran'ın, Netanyahu ve Trump arasındaki görüşmelerin hemen ardından önleyici bir hamle yaparak, Washington'ın tehditlerine karşı ilk vuran taraf olacağı mesajını verdiği değerlendiriliyor.
İkinci ve daha stratejik bir neden olarak ise Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik mücadelesi gösteriliyor. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ve Umman'ın boğaza alternatif nakliye yolları oluşturma çabalarını kırmızı çizgi olarak tanımladıklarını belirtti. Garibabadi, boğaz üzerindeki denetimlerini kaybetmenin Tahran için bir fantezi olacağını ifade etti.
Uzmanlar, İran'ın askeri doktrininde köklü bir değişim yaşandığına dikkat çekiyor. Analistler, Tahran'ın ABD'nin saldırılara ara vermesini bir stratejik zayıflık olarak algıladığını öne sürüyor. Savaşın yeniden başlamasıyla birlikte çatışma alanı da genişlemiş durumda. Suudi Arabistan, Irak'taki İran destekli milislere karşı ABD ile ortak operasyonlara katılarak savaşa dahil oldu. Ayrıca Yemen'deki Husilere yönelik hava saldırıları da düzenleniyor.