CHP Sözcüsü olarak görevlendirilen Müslim Sarı, partideki mevcut duruma ilişkin açıklamalarda bulundu. Sarı, Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimine karşı yükselen toplumsal tepkinin abartıldığını savundu.
Tokat milletvekili Kadim Durmaz'a yönelik tepkilerin basına yansıdığı gibi olmadığını belirten Sarı, Durmaz ile görüştüğünü ve abartılı bir toplumsal linç durumunun söz konusu olmadığını ifade etti. Sarı, bir algı üretme çabasının olduğunu dile getirerek, “Bir tepki var, bunu görüyoruz, ‘yok’ demek doğru olmaz. Türkiye’nin toplumsal refleksleri açısından baktığımızda güçlü bir tepki, zayıf değil neticede. Ama bir yandan da ‘Şöyle bir tepki var, böyle bir algı var’ diye de müthiş bir köpürtme var.” dedi.
Parti içindeki bazı isimlerin baskılara rağmen seslerini çıkaramadığını öne süren Sarı, “50’ye yakın il başkanı, 100’e yakın belediye başkanı ‘Yanınızdayız’ diye bizi aradı. Ama yukarıdan gelen baskılara seslerini çıkaramıyorlar. Bizim kanallarımıza yansıdığı gibi bir tepki yok, bu her geçen gün kırılıyor, kırılacak.” ifadelerini kullandı. Sarı, parti içinde kurultay yapmama gibi bir anlayışın olmadığını da sözlerine ekledi.
Toplumsal tepkinin zamanla dineceği yönündeki beklentisini dile getiren Sarı, öncelikle parti kurullarının mutabakatla ve konuşarak işlemeye başlaması gerektiğini vurguladı. Disiplin süreçlerinde rövanşist bir anlayışın benimsenmeyeceğini belirten Sarı, parti içi itiraz kültürünün önemine değindi. Ayrıştırma, tartışma, kavga ve yok sayma gibi durumların partiye fayda sağlamadığını söyledi.
Sarı, kurultay yapmanın hukuken imkansız olduğunu belirterek, bazı arkadaşların derdinin kurultay değil, partiyi ayrıştırmak ve yeni bir parti kurmak olduğunu iddia etti. Kılıçdaroğlu'nun “Kurultaya gidiyoruz” demesi durumunda bile hukuki engeller nedeniyle bunu yapamayacağını savundu. Sarı, parti içinde bir yol haritasının birlikte konuşulması gerektiğini ifade etti.
Kılıçdaroğlu’na yönelik “Sarayla işbirliği yaptı” eleştirilerine değinen Sarı, bu tür yaklaşımların doğru olmadığını ve disiplin süreçlerinin başlatılmak zorunda kalınabileceğini belirtti. Kurultay yapma yasağına rağmen disiplin süreçlerinin işleyebileceğini, zira CHP Genel Başkanı’nın tüm yetkileri kullanabildiğini söyledi.
Engin Altay, Gürsel Erol ve Ali Öztunç gibi isimlerin her iki tarafla da görüştüğünü ancak resmi bir görevlendirme olmadığı için sonuç alınmasının zor olduğunu ifade etti. Sarı, “Bu şekilde inatlaşmak kör düğüm yapıyor. Bu siyasi bir mücadele ise bugün biz yarın siz varsınız, kadrolar gelir gider ama taban ne olacak? Tabanı ayrıştırmak doğru değil.” şeklinde konuştu.
Yerel yönetimlerden sorumlu olduğunu belirten Sarı, tutuklu yargılanan belediye başkanlarına hukuki ve teknik destek vermeye devam edeceklerini söyledi. Kendi içlerinde yapacakları değerlendirmeler sonucunda, suçsuz olduğuna inandıkları belediye başkanları için kendi pozisyonlarını belirleyeceklerini, her şeyi AKP yargısına bırakmayacaklarını ifade etti. Sarı, belediye başkanlarının masumiyetini baştan kabul ettiklerini ancak süreçleri de inceleyeceklerini sözlerine ekledi.
Salı günü yapılacak grup toplantısı öncesinde değerlendirmelerde bulunan Sarı, Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapacağını ve Özgür Özel'in de Manisa programını iptal etmesinin ardından bu toplantıya katılmasını beklediğini belirtti. TBMM Başkanlığı'na sunulan Özgür Özel'in grup başkanlığının iptali başvurusunun muhtemelen kabul edileceğini, zira seçim usulsüzlüğünün söz konusu olduğunu dile getirdi.