İzmir'de yaşayan ve birbirleriyle akrabalık bağı bulunmayan iki ayrı aile, soy kütüklerinde usulsüz değişiklikler yapıldığını ve bu yöntemle miras haklarının gasp edildiğini iddia etti.
Mağdur ailelerin beyanlarına göre, süreç eski nüfus kayıtlarındaki soy bağlarının değiştirilmesi veya soyadı güncellemeleriyle başlıyor. Bazı durumlarda ise miras hakkının vefat etmiş bir kişi üzerine devredildiği, ardından yeni veraset ilamları düzenlenerek pay oranlarının değiştirildiği ileri sürülüyor. Bu işlemlerin ardından söz konusu taşınmazların satışının gerçekleştirildiği belirtiliyor.
Mağdurlardan biri, üst soy ile olan bağlarının koparıldığını ve kendilerine ait olduğu söylenen 83 adet taşınmazın kayıt dışı bırakıldığını ifade etti. Bir diğer mağdur ise, farklı ailelerin kayıtlarının birleştirilerek sanki akrabaymış gibi gösterildiğini ve tescil tarihi bulunmayan nüfus kayıtları üzerinden hak kaybına uğradıklarını dile getirdi.
Söz konusu usulsüzlük iddialarında, sürecin tek bir kurumla sınırlı kalmadığı; Nüfus Müdürlüğü, Tapu, Kültür Koruma Varlıkları, Vakıflar veya belediyeler gibi çeşitli kamu kurumlarının bağlantılı olabileceği öne sürülüyor. İlgili ailelerin, İzmir ve Ankara'da geniş kapsamlı suç duyurularında bulunduğu ve sorumluların tespit edilmesi için hukuki süreç başlattığı bildirildi.