Avrupa Basın Ödülleri'nin (European Press Prize) bu yılki "Üstün Habercilik Ödülü"ne layık görülen Hollandalı gazeteciler Maud Effting ve Willem Feenstra, Gazze'de çocukların kasten hedef alındığına işaret eden bulguların kamuoyunda daha fazla ilgi görmesi gerektiğini belirtti.
Hollanda gazetesi De Volkskrant'ta yayımlanan "Yaraların Anlattıkları" başlıklı haberle ödüle layık görülen Effting ve Feenstra, ödülü ve haberin yayımlanma sürecini değerlendirdi. Gazeteciler, ödülü, en zor ve hassas konuları yazmaktan kaçınmamak ve gazetecilik görevlerini sürdürmek için bir teşvik olarak gördüklerini ifade etti.
Gazeteci Effting, Gazze'ye doğrudan erişimleri olmaması nedeniyle, bölgedeki uluslararası tanıklar olarak gördükleri doktorlara ulaştıklarını ve onlara ne gördüklerini sorduklarını aktardı. Effting, "Gazze'ye doktorların gözünden bakmaya karar verdik ve böyle başladı. Sonrasında tüm bu doktorlarla yaptığımız mülakatın merkezinde şu soru vardı; Başlarından veya göğüslerinden tek kurşunla vurulmuş kaç 15 yaş ve altı çocuk gördünüz?" şeklinde konuştu. Makalelerinin, bu çocukların yaralarının hedefli atışlara işaret ettiğini savunduğunu belirten Effting, insanların Gazze'de çocukların hedef alındığının farkında olması ve orada yaşananları bilmesi için haberi tekrar okuması gerektiğini vurguladı.
Feenstra da Gazze'den ayrılan doktorların, yaşadıklarını anlatma sorumluluğu hissettiğini dile getirdi. Doktorların, hastalarına yardım ederken durumun vahametini gördüklerinde, sadece doktorluk yapmanın yeterli olmadığını, aynı zamanda tanıklık ederek dünyaya anlatmaları gerektiğini düşündüklerini söyledi. Doktorlarla yapılan uzun görüşmelerde, hikayelerine kanıt sağlamaları istendi ve fotoğraflar, görüntüler, taramalar, tıbbi notlar gibi kayıtlar toplandı.
Haberin ana kaynaklarından Amerikalı doktor Feroze Sidhwa, Gazze'de görev yapmış 60'tan fazla Amerikalı meslektaşına anket göndererek açlık, kurşun yarası alan çocuklar ve diğer durumlara tanık olup olmadıklarını sordu. Feenstra, bu yöntemin bir örüntü göstermek için etkili olduğunu belirtti. Ancak Feenstra, New York Times'ın bu bilgiyi görüş yazısı olarak yayımlamasının garip olduğunu, çünkü yöntemin net bir anket olduğunu ancak Sidhwa'nın görüşü olarak geçtiğini ifade etti ve ödül aldıkları haberi hazırlarken bu durumu da göz önünde bulundurduklarını ekledi.
Feenstra, Gazze hakkında böyle bir haber yaparken, konunun küresel ve yerel düzeyde kutuplaşmış bir tartışma ortamında olduğunu belirtti. Gazetecilerin, İsrail'in eylemlerini yazmaları nedeniyle önceden eleştiri ve incelemeye tabi tutulacaklarını bildiklerini söyleyen Feenstra, kaynaklarını ayrıntılı bir şekilde kontrol ettiklerini, gönderilen görüntüleri doğruladıklarını ve uzmanlardan yardım aldıklarını aktardı. Tıbbi görüntüleri ve resimleri yorumlamada yardımcı olmaları için adli tıp uzmanlarından destek aldıklarını ve Hollanda ordusundan uzmanlarla konuştuklarını belirtti. Bu çabalara rağmen, Gazze'de çocukların kasten hedef alındığını ortaya çıkaran haber sebebiyle eleştiri ve tepki aldıklarını söyledi.
Feenstra, bu tür hassas konularda hikayeler yaparken gazetenin de saldırılara maruz kaldığını ancak Genel Yayın Yönetmeni'nin desteğiyle bu tür durumlarla başa çıktıklarını ifade etti. Ödülün, gazetecilik görevlerini yerine getirme konusunda bir teşvik olduğunu vurgulayan Feenstra, "Koşullar ne kadar zor veya konu ne kadar hassas olursa olsun, gazeteci olarak görevinizi yapın ve onunla yüzleşin." dedi. Gazze'ye giremeyen tüm gazetecilerin hayal kırıklığı yaşadığını ve buradaki gerçekleri ortaya çıkarmak için habercilik yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.