ABD ile İran arasında aylardır süregelen gerginlik, diplomatik bir mutabakatla yeni bir sürece girdi. Beyaz Saray yetkilileri tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, iki ülke arasında ateşkesin sağlanması ve bölgesel istikrarın korunması amacıyla hazırlanan anlaşma resmi olarak yürürlüğe girdi.
Anlaşma metni, ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından 17 Haziran tarihinde Fransa'da düzenlenen G7 Zirvesi kapsamında imzalandı. Mutabakat, askeri çatışmaların sonlandırılmasının yanı sıra ekonomik yaptırımlar ve nükleer program gibi stratejik konuları da kapsayan geniş bir çerçeve sunuyor.
Anlaşmanın Temel Maddeleri ve Kapsamı
İmzalanan belgeye göre, Lübnan dahil olmak üzere tüm bölgelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak durdurulması kararlaştırıldı. Tarafların birbirlerine yönelik askeri tehditlerden kaçınması ve bölgesel egemenliğe saygı göstermesi temel taahhütler arasında yer alıyor. Ayrıca, tarafların iç işlerine müdahale etmeme prensibi de metinde vurgulandı.
Ekonomik ve lojistik düzenlemeler kapsamında şu adımlar öngörülüyor:
- Hürmüz Boğazı'nın ticari gemi trafiğine güvenli bir şekilde açılması ve geçiş ücreti alınmaması,
- ABD tarafından İran limanlarına uygulanan deniz ablukasının 30 gün içinde kaldırılması,
- İran'ın ekonomik kalkınması için 300 milyar dolar büyüklüğünde bir yeniden inşa planının hazırlanması,
- Ekonomik yaptırımların kaldırılması sürecinin başlatılması.
Nükleer Program ve Gelecek Süreç
Anlaşmanın en kritik maddelerinden biri olan nükleer program konusunda, İran'ın nükleer silah edinmeyeceğine dair taahhüt verildi. Mevcut uranyum stoklarının yönetimi ve nükleer programın geleceği, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetiminde yürütülecek müzakerelerle netleşecek. Taraflar, nihai bir anlaşmaya varmak için 60 günlük bir müzakere süreci içerisinde hareket edecekler.