Ermenistan'da düzenlenen erken genel seçimlerde Başbakan Nikol Paşinyan'ın Sivil Sözleşme Partisi zaferle ayrıldı. Resmi olmayan sonuçlara göre, katılımın yüzde 59 olduğu seçimlerde Paşinyan'ın partisi oyların yüzde 50'sini aldı. Bu sonuçla birlikte Sivil Sözleşme Partisi, 107 sandalyeli parlamentoda 64 milletvekiline sahip oldu.
Ancak, anayasa değişikliği için gerekli olan 3'te 2 çoğunluğa, yani 72 milletvekiline ulaşılamadı. Bu durum, Paşinyan'ın vaat ettiği anayasa değişikliğinin mevcut meclis aritmetiğiyle tek başına gerçekleştirilemeyeceğini gösteriyor. Anayasa değişikliği, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi ve sınır kapılarının açılması açısından kritik önem taşıyor.
Azerbaycan, Ermenistan ile barış anlaşması imzalanması için anayasadan Karabağ'a ilişkin toprak iddialarını içeren Bağımsızlık Bildirgesi'nin çıkarılmasını talep ediyor. Türkiye de sınır kapılarının açılması için Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış anlaşmasını şart koşuyor. Bu bağlamda, Paşinyan'ın anayasa değişikliği hedefi, bölgesel normalleşme süreçleri açısından büyük önem arz ediyor.
Türk Devletleri Teşkilatı Kurucu Genel Sekreteri emekli büyükelçi Halil Akıncı, seçim sonuçlarını değerlendirerek, anayasa değişikliğinin mevcut durumda mümkün görünmediğini belirtti. Akıncı, Paşinyan'ın Ermeni diasporasını karşısına alarak ve pasaport damgasından Ağrı Dağı'nı kaldırarak cesur adımlar attığını ifade etti. Türkiye'nin bu süreçte Paşinyan'a alan tanıması gerektiğini vurgulayan Akıncı, sınırların açılması ve sınır aşan işbirliğinin başlatılması gerektiğini söyledi.
Akıncı, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın daha önceki bir açıklamasını hatırlatarak, Türkiye'nin de Ermenistan'a yönelik adımlar atması gerektiğini savundu. Ayrıca, Zengezur Koridoru'nun önemine dikkat çekerek, sınırların açılmamasının bu koridorun Avrupa'ya ulaşımını engelleyebileceği uyarısında bulundu.
Seçim sonuçları, Paşinyan'ın Batı yanlısı tutumunun halk tarafından onaylandığı şeklinde yorumlandı. Akıncı, bu sonuçların Rusya ile bağları koparmayacağını ancak Ermenistan'ın Rusya'ya kayıtsız şartsız bağımlı olmayacağını belirtti. Rusya'nın Ermenistan'ı tamamen uzaklaştırmak istemeyeceğini ve stratejik denge unsuru olarak görmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.