Ekonomik Politika Enstitüsü tarafından Çarşamba günü yayımlanan yeni bir rapor, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki sendika üye sayısının üç katına çıkarılmasının ekonomik dengeler üzerinde büyük bir etki yaratacağını öngörüyor. Rapora göre, sendikalaşma oranındaki bu artış, ABD'deki medyan işçinin maaşında %14,5 oranında bir yükseliş sağlayabilir.
Rapor verilerine göre, sendika üye sayısının artmasıyla birlikte yıllık toplam 1,2 trilyon doların doğrudan çalışanlara aktarılması bekleniyor. Bu durumun aynı zamanda ırksal ücret farklarını önemli ölçüde azaltacağı ve gelir adaletsizliğini tersine çevireceği belirtiliyor. 1950'li yıllarda %30'un üzerinde olan sendikalaşma oranının, 1980'lerde %22,2'ye düştüğü ve 2025 yılı itibarıyla %10 seviyelerine gerilediği kaydediliyor.
Eski ABD Çalışma Bakanı Robert Reich, raporun önsözünde sendikalaşma oranlarındaki düşüşün orta sınıfı tahrip ettiğini ifade etti. Reich, çalışanların örgütlenme ve toplu pazarlık yapma haklarının kısıtlanmasıyla zenginlerin servetinin katlanarak arttığını vurguladı. Raporda, en zengin %0,1'lik kesimin, ülkenin en alt yarısının toplam servetinden beş kat daha fazla varlığa sahip olduğu bilgisi paylaşıldı.
Sendikalaşma oranının %30 seviyesine çıkarılması durumunda, medyan bir işçinin yıllık kazancında 7.700 dolarlık bir artış yaşanacağı tahmin ediliyor. Bu artışın, 35 yıllık bir kariyer süresince toplamda 270.000 dolardan fazla bir kazanç farkı yaratabileceği öngörülüyor. Ayrıca, sendikalı olmayan işçilerin de toplu iş sözleşmeleri sayesinde genel olarak daha yüksek ücretler alacağı rapor edilmektedir.
Rapor, sendikalaşmayı artırmak için çeşitli yasal çözüm önerileri de sunuyor. Protecting the Right to Organize Act ve Public Service Freedom to Negotiate Act gibi yasaların geçirilmesi, toplu pazarlık haklarını güçlendirecek adımlar arasında gösteriliyor. Ayrıca, CEO ile işçi arasındaki maaş farkının 100:1 oranını aşan şirketlerde toplu pazarlık zorunluluğu getirilmesi de öneriler arasında yer alıyor.