Türkiye'de çiftçiler, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü'nü artan borç yükü ve zorlu koşullar altında karşılıyor. Mazot, gübre ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, çiftçinin üretim giderlerini önemli ölçüde artırırken, son yıllarda yaşanan iklim felaketleri borçları katladı.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, Mart 2026 itibarıyla tarım, avcılık ve ormancılık sektöründeki toplam kredi borcu 1 trilyon 371 milyar liraya ulaştı. Sadece tarım alanındaki banka borçları 1 trilyon 355 milyar liraya yükselirken, bu rakam geçen yılın aynı döneminde 960 milyar lira seviyesindeydi. Bu durum, tarım alanındaki kredi borcunun bir yılda yüzde 41 artış gösterdiğini ortaya koyuyor.
Takipteki kredi borçları da endişe verici bir artış kaydetti. Geçen yılın mart ayında 5.3 milyar lira olan tarımdaki takipteki kredi borcu, bu yılın mart ayında yüzde 300'lük rekor bir artışla 21.2 milyar liraya çıktı. Tarım sektörü, inşaat ve perakende sektörleriyle birlikte en borçlu sektörler arasında yer alıyor.
Çiftçi sayısındaki düşüş de dikkat çekiyor. SGK istatistiklerine göre, zorunlu tarım sektöründeki kişi sayısı 2009'da 1 milyon 14 iken, Şubat 2026'da 616 bin 244'e geriledi. Geçen yıl nisan ayında yaşanan zirai don felaketi, özellikle meyvecilikle uğraşan çiftçiler için büyük bir darbe oldu. Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi (TARSİM), üreticilere toplam 23 milyar lira hasar ödemesi yaptı.
Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu (IFAP) tarafından 1984'ten bu yana kutlanan 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, üreticilerin sorunlarına dikkat çekmeyi amaçlıyor. Türkiye ekonomisi 2025'te yüzde 3.6 büyürken, tarım sektörü yüzde 8.8 daraldı. Türk çiftçisi, 24 milyon hektar alanda 137 milyon ton bitkisel üretim gerçekleştirerek zorlu koşullara rağmen üretimi sürdürmeye çalışıyor.