Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, 27-29 Temmuz tarihleri arasında Kıbrıs Cumhuriyeti'ne resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Guterres'in, Kıbrıs sorununun çözümü için yeni bir süreç başlatma amacıyla adada bulunan Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk taraflarıyla bir araya gelerek üçlü bir toplantı yapması bekleniyor.
Ziyaret öncesinde Türkiye, sürece Avrupa Birliği'nin katılımı konusunda temkinli yaklaşımını sürdürürken, 'iki devletli çözüm' vurgusunu yineledi. Dışişleri kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Hakan Fidan, Guterres ile 26 Temmuz'da gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, genel sekreterin Suriye ve Kıbrıs ziyaretleri kapsamında bölgesel gelişmelerin ele alındığını belirtti.
Guterres'in, Suriye ziyaretinin ardından 27 Temmuz'da adaya geçmesi planlanıyor. 28 Temmuz'da Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ve ardından Kıbrıs Türk lideri Tufan Erhürman ile ayrı ayrı görüşmeler yapması öngörülüyor. 29 Temmuz sabahı ise iki liderle üçlü bir görüşme gerçekleştirdikten sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulunacak.
Bu ziyaret, Guterres'in 16 yıl aradan sonra adaya gerçekleştireceği ilk BM Genel Sekreteri ziyareti olacak. Son BM Genel Sekreteri ziyareti, dönemin Genel Sekreteri Ban Ki-Moon tarafından 2010 yılında yapılmıştı. Görev süresi bu yıl sonunda dolacak olan Guterres'in ziyaretinin temel amacının, yarım asırdır devam eden Kıbrıs sorununa çözüm bulmak üzere taraflar arasında yeni bir sürecin başlatılması olduğu belirtiliyor.
Guterres'in adadaki temaslarının ardından, sonbaharda Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk tarafları ile garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin katılımıyla yeni bir 5+1 formatlı konferans düzenleyerek süreci daha somut bir aşamaya getirmeyi amaçladığı kaydediliyor. Bu formatta son toplantı Temmuz 2025'te New York'ta gerçekleştirilmişti.
BM, Kıbrıs sorununun çözümü için daha önce de önemli girişimlerde bulunmuş ancak sonuç elde edememişti. 2004'teki 'Annan Planı', Kıbrıs Rum tarafının referandumda 'hayır' oyu vermesiyle başarısız olmuştu. 2017'de İsviçre'nin Crans Montana kentinde yapılan ve federal çözüm içeren girişim de sonuçsuz kalmıştı. Türkiye, Crans Montana sürecinin başarısızlığından Kıbrıs Rum tarafını sorumlu tutarak, bundan sonraki görüşmelerin 'iki devletli çözüm' esasına dayanması gerektiğini ilan etmişti.
Guterres'in Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar, 2024'ten bu yana tarafları federal bir çözüme yaklaştırmaya çalışıyor. Kıbrıs Türk tarafında geçen yıl yapılan seçimlerde Tufan Erhürman'ın cumhurbaşkanı seçilmesi, BM'nin girişimlerini yoğunlaştırmasına neden olduğu şeklinde değerlendiriliyor.
Basında yer alan haberlere göre, Cuellar'ın tarafları federal bir zeminde çözüme yaklaştırmak için bir çözüm planı taslağı hazırladığı belirtiliyor. Bu taslakta, iki kurucu devletten oluşan tek bir uluslararası yapı kurulması, yönetimin Kıbrıs Rum ve Türk taraflarınca paylaşılması, Maraş'ın iadesi, Kıbrıs Türk tarafına doğrudan ticaret, uçuş ve temas haklarının sağlanması gibi unsurların yer aldığı kaydediliyor. Ayrıca, Kıbrıs Rum tarafının güvenlik kapsamında garantörlük sistemi yerine NATO üyeliği gibi bir mekanizma istediği de basında yer aldı. Ancak BM tarafından bu bilgilerin resmi bir kapsamda sunulmadığı ve Kıbrıs Türk lideri Tufan Erhürman'ın da basına yaptığı açıklamalarda bir plan olmadığını belirttiği ifade ediliyor.
Ankara'daki diplomatik kaynaklar, BM tarafından resmi bir belge sunulmadığını ve özel temsilci tarafından yapılan çalışmanın 'gevşek federasyon modeline' yakın olduğunu gözlemlediklerini belirtiyor. Türkiye Savunma Bakanlığı, basında çıkan iddialarla ilgili olarak yaptığı açıklamada, adada 'kalıcı, adil ve sürdürülebilir' bir çözümün ancak Kıbrıs Türklerinin 'egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün teyit edilmesine dayanan iki devletli çözüm temelinde' mümkün olacağını yineledi.