ABD Federal Mahkemesi, Başkan Donald Trump ile federal kurumlar arasında varılan ve kendisine vergi denetimlerinden muafiyet sağlayan hukuki anlaşmayı geçersiz kıldı. Florida Güney Bölge Mahkemesi Yargıcı Kathleen Williams tarafından verilen kararla, Trump yönetiminin daha önce kurmayı planladığı ancak sonrasında vazgeçtiği 1,8 milyar dolarlık "silahlaştırmaya karşı" fonunun da önü kesilmiş oldu.
Mahkeme Kararının Gerekçeleri
Yargıç Williams, söz konusu davanın hukuki bir uyuşmazlıktan ziyade, uygunsuz amaçlarla yürütülen bir süreç olduğunu belirtti. Trump, iki oğlu ve Trump Organization tarafından 2026 yılında açılan 10 milyar dolarlık tazminat davasının, aslında taraflar arasında gerçek bir ihtilaf barındırmadığı ifade edildi. Kararda, anlaşmanın temel amacının Başkan ve ona bağlı kişi/kurumlara muafiyet sağlamak ve vergi mükelleflerinin kaynaklarını kanunda tanımlanmamış tazminatlar için kullanmak olduğu vurgulandı.
Karar doğrultusunda, Trump ve oğullarının bu anlaşmanın şartlarını gelecekteki hukuki süreçlerde referans göstermeleri de yasaklandı. Bu durum, IRS (İç Gelir Servisi) tarafından Trump'ın vergi beyanlarına yönelik yeni denetimlerin önünün açılması anlamına geliyor. Trump tarafı, daha önceki davalarında eski bir IRS yüklenicisi olan C.L. tarafından özel vergi bilgilerinin sızdırıldığını iddia etmişti.
Avukatlara Yönelik Disiplin Süreçleri
Mahkeme, davanın yürütülme biçimine ilişkin olarak hukukçular hakkında da inceleme başlatılmasına karar verdi. Trump'ın avukatlarından A.B., etik kuralların ihlali şüphesiyle eyalet makamlarına bildirilirken; D.E. isimli avukatın ise en az bir yıl boyunca Florida Güney Bölge Mahkemesi'ndeki davalara katılması engellendi.
Tax Law Center Politika Direktörü B.D., anlaşmanın vergi sisteminin siyasi müdahalelere karşı koruma mekanizmasına aykırı olduğunu savundu. DeBot, mahkeme kararının önemli olduğunu ancak benzer "kendi çıkarına işlem yapma" girişimlerini engellemek için Kongre'nin de harekete geçmesi gerektiğini ifade etti. Söz konusu "silahlaştırmaya karşı" fon planı, daha önce başka bir yargıcın müdahalesi ve ayrımcılık iddiaları nedeniyle Haziran ayı başında terk edilmişti.