ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, İran'ın gelecekte süresiz olarak üst düzey nükleer denetimleri kabul ettiğini duyurdu. Trump, bu gelişmenin nükleer dürüstlüğü garanti altına alacağını belirtti. Eğer bu kabul gerçekleşmeseydi, başka bir müzakere olmayacağını ifade etti.
Bu açıklama, son haftalarda İsviçre'de gerçekleştirilen ABD-İran görüşmelerinin ardından geldi. ABD yönetimi, İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetçilerini yeniden kabul etmesini diplomatik sürecin en kritik aşamalarından biri olarak değerlendiriyor.
Trump, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasına izin verildiğini ve yeni bir deniz ablukasına gidilmeyeceğini söyledi. Ancak ABD donanmasının bölgedeki varlığını sürdüreceğini ve gerektiğinde ablukanın yeniden uygulanabileceğini vurguladı. Mutabakatın önemli maddelerinden biri, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası ticaret ve enerji taşımacılığına yeniden açılması olarak görülüyor.
İran'a yönelik mali düzenlemeler konusunda ise Trump, ABD Hazine Bakanlığı tarafından serbest bırakılacak fonların doğrudan İran'ın kullanımına bırakılmayacağını belirtti. Bu kaynakların ABD kontrolündeki emanet hesaplarında tutulacağı ve yalnızca gıda ile tıbbi malzeme alımlarında kullanılabileceği aktarıldı. Bu fonlarla özellikle ABD'li çiftçilerden mısır, buğday ve soya fasulyesi satın alınacağı ifade edildi.
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise nükleer tesislerde yapılacak denetimlerin ülkenin ulusal güvenlik mekanizmaları ve parlamento onayına bağlı olduğu belirtildi. Ayrıca, saldırılarda zarar gören bazı tesislerin denetime açılmasının henüz netleşmediği kaydedildi. Uzmanlar, tarafların nükleer denetimler konusunda prensipte uzlaşmış görünmesine rağmen uygulama detayları üzerinde müzakerelerin devam ettiğine dikkat çekiyor.
Son haftalarda Katar ve Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler sonucunda, nükleer program, yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı'nın kullanımı gibi kritik başlıklarda ilerleme sağlandı. Tarafların önümüzdeki 60 günlük süreçte daha kapsamlı bir anlaşma için teknik görüşmeleri sürdürmesi bekleniyor.